Halid Altuner

Bir Geliştiricinin Güncesi

Archive for the ‘İstanbul’ tag

Sen iç, ben cezasını çekeyim!?

one comment

Uzun süredir böyle bir girdi yazmayı planlıyordum. Hep merak etmişimdir, sigara ve alkol kullananların toplum içerisindeki yaşadığı psikolojik baskıyı. Var mıdır dersiniz? Malum İstanbul’da yaşamak, ciddi şekilde toplu taşım araçlarını kullanmak demek oluyor.

Özellikle metrobüs ve otobüs gibi havalandırma konusunda başarılı olmayan taşıtlarda bu vb. sorunlar insanı çileden çıkarıyor.

Bugün yaşadığım bir olayı aynen  nakletmek istiyorum. Bağcılar – Güneşli mevkiinde bir firmadan staj görüşmesi sonrasında evime dönüyorum. Yol gereği E5′e kadar minibüs’e binmem gerekti. Araca bindikten kısa bir süre sonra hatrı sayılır bir otobüs şirketinin personeli minibüs’e bindi. Biner binmez minibüsün içini buram buram sigara kokusu sardı. Sigara kullanmayan ve pasif içici dahi olmayan birisi için gerçekten çekilemeyecek bir durum. Tam da gelip yanımda durunca gitmem gereken yere kadar mide ağrısını ben çektim diyebilirim :(

Yaşının büyük olması ve minibüs içerisinde kalabalık içerisinde zor durumda kalmamasını istediğim için sesimi çıkartmadım. Ancak böyle bir durumda uyarsam bile “Olan olmuş artık!” demesinide beklemiyor değilim.

Etrafımda sigara içen ya da sigara içmek isteyen insanlara karşı ciddi şekilde tepki gösteriyorum. Ancak böyle toplum içerisinde rencide etmek istemediğim büyükler için çözüm var mı bilmiyorum. Lütfen bu önerileri dikkate alın.

Yolculuk yapmadan önce lütfen sigara ya da alkol kullanmayın!

Written by Halid ALTUNER

Mart 4th, 2010 at 10:29 pm

Posted in Diğer

Tagged with ,

Hayat Bu İşte

2 comments

İstanbul’u, içimdeki duygu ve düşünceleri, beklentilerimi ve beklentilerim karşısında bulduklarımı ve bana sunulanları kısaca özetleyen harika bir eser… Manga grubu seslendiriyor. Sözleri ve müziği ile insanı büyülüyor… Dinlemenizi tavsiye ediyorum.

Günün anlam ve önemine uygun olarak, buyrun efendim…

Bazen ben de terk edip gidebilsem keşke diyorum
İçimde bir İstanbul var ondan vazgeçemiyorum.

Belki sen de bir gün geçersin diye köprülerinden
Yakıp yıkamıyorum, koparıp da atamıyorum içimden

Hayat bu işte;
Kanatlanıp gitmek dururken
Dört duvar içinde hapsolursun
Yaşamak için bir neden ararken
Ölmek için bulursun

Söyle; taşı toprağı altın olmuş kaç yazar ?
Delik testi umutlarım, akar altından azar azar.
Söyle, neye yarar yaşamak altın bir kafeste
Bir yanım seni beklerken, diğeri bekler ölümü ağır ağır

Hayat bu işte;
Kanatlanıp gitmek dururken
Dört duvar içinde hapsolursun
Yaşamak için bir neden ararken
Ölmek için bulursun
Manga

Written by Halid ALTUNER

Temmuz 21st, 2009 at 2:55 am

İstanbuldan Selamlar…

leave a comment

Yazmayalı uzun süre oldu… En son yazımı 20 Haziranda şuraya yazmışım. Aradan epey zaman geçmiş. Geçen sadece zaman olmadı en doğal haliyle…

Tam tamına bir ayı aşkın süredir o kadar çok şey anlatmam gerekiyorduki aslen, ancak vakit bulamadığımdan mıdır yada üşendiğimden midir bilemiyorum buraya bir türlü birşeyler karalayamadım.

ÖSS sonrasında İstanbul maceramız başladı… 19 Haziran akşamı annem ve kardeşimle 00:00 otobüsüyle İstanbul’a doğru hareket ettik. Annemi ve kardeşimi vaktimin yettiği kadarıyla gezdirdim. ÖSS ve öncesindeki sıkıntılarımı biraz olsun atacağımı düşünürken aksinedaha fazla sıkıntı çektiğimi söyleyebilirim. Birkaç günlük tatil ( tartışılabilir :P ) ve dinlenme faslından sonra 23 Haziranda başlayacağım Parkyeri A.Ş. için geriye kalan birkaç belgeyi tamamladım. Sadece bir adet “Nüfus Kayıt Örneği” için Fatih Kaymakamlığı ve (Fatih) Kocadede Mahallesi muhtarlığı arasında 5-6 defa gidip geldim sanırım. Buna bağlı olarak banka hesapları ve diğer işlemler için 1 günümü harcadım diyebilirim kaba haliyle…

Bu hengameden sonra çalışma maratonuna başladım 23 Haziran Sabahı… Parkyeri hakkında anlatılabilecek çok şey var. Hangi birini anlatayım diye düşünürken arkadaşlardan biri; “Yaşadıkça ve kaldıkça anlatırsın, şimdilik acele etme.” şeklinde konuştu. Dediklerinde sonuna kadar haklıydı. Çünkü Parkyeri gün geçtikçe mutlaka birşeyleri kazandığınız ve paylaştığınız bir şirket. Çalışanların kendilerini gerçekten mutlu hissettiği ve rahatlıkla çalışma saatlerini ayarlayabildikleri, başlarında gezen bir patronun olmayışıyla birlikte gevşekliğin aksine sıkı çalışma temposuna uyum sağlamış bir şirket. Zamanla Parkyeri’nden edindiğim izlenimleri yazacağım. Yakında sanırım Parkyeri Gezegen’i de açıyoruz. Şirketteki Uygulama Geliştirme ekibindeki arkadaşların günlük girdilerini girebilecekleri bir Gezegen olacak sanırım. Şimdilik bekleyişteyiz…

Bunların haricinde hayatıma ve hedeflerime ait geniş çaplı değişmeler ve gelişmeler oldu. En önemlisi gereksiz insanları artık düşünmüyorum. Sadece değer verilmesi gereken insanlara değer veriyorum. Şimdiye kadar bana dost yada yakın görünen insanlarıda artık az çok tanıyor gibiyim. Ancak bu zamanla tekrar değişebilecek bir durum. Hİçbirşey için acele etmeye değmez tabiiki. Şu an gördüklerimden ve yaşadıklarımdan dolayı hissi davranıyorda olabilirim. Buna ileriki zamanlarda karar vereceğim sanırım…

Herşeyden önce artık hesap vermem gereken insan sayısı ailem ve birkaç arkadaşımla sınırlı. Kısa süre sonra Parkyeri A.Ş.’de devam edip etmeyeceğim konusunda ( deneme süresinden dolayı ) bir karar verilecek. Bu kararı merakla bekliyorum. İnşaallah hakettiğim değeri alabilirim ve koruyabilirim her zaman. Etrafımdaki arkadaşlarım artık sıkılmış olmalıki ağzımdan “Parkyeri” sözcüğü çıktığında “Haliiiiiid tamam sus, biliyoruz!” şeklinde susturuyorlar bir çırpıda :) … Anlattıklarımda haksız olmadığımı biliyorlar çok şükür…

Bundan sonra daha sık günlükle ilgileneeğim. Zira evde ve işyerinde her zaman online konumdayım :) . Bu arada unutmadan şunuda eklemiş olayım; Bundan sonra tamamen Linux tabanlı çalışıyorum. Kendi dizüstü bilgisayarımı alana kadar Parkyeri’nden geçici olarak edindiğim DELL Latitude D505′e Ubuntu kurdum. Ubuntu üzerine ne kadar geliştirme aracı varsa kurdum :) Onlarla günü geçiriyorum. “Object Oriented” programlama için C++ öğrenmem gerekiyor diğer taraftan. Bu yüzden ufak ufak “C” ile giriyorum. Sonrasında C++ ile devam edeceğim. Uzun zamandır programlama üzerine çalışmadığım için az çok bildiğim diller üzerindeki hakimiyetimi kaybetmiş durumdayım. Bu yüzden genel tekrar olarak PHP, Bash çalışıyorum. Diğer taraftan, öncedende varolan merakımı şimdi dahada arttırarak Python öğrenmeye yönelttim. Bunlara birde CSS, XHTML ve JavaScript eklenince günlük vaktimden geriye hiçbirşey kalmıyor :) İnanır mısınız otobüste bile kucağımda bilgisayar, üstünde kitaplar, notlar ile çalışıyorum. Aynı anda birkaç dili öğrenmek elbette doğru değil. Ancak zamanımın kısıtlı olmasından dolayı yapabileceklerim bunlarla kısıtlı :)

ÖSS sonuçlarından hiç bahsetmedim sanırım :) . Sonuçlar beklediğimden çok aşağıda geldi. Tercihlerime henüz karar vermedim. Ancak yine en kötü ihtimal Anadolu Üniversitesi ile devam ederim sanırım. Hayırlısını bekliyoruz şüphesiz…

Şimdilik gelişmeler bunlarla sınırlı…

Velhasıl; İstanbuldan Selamlar…

Written by Halid ALTUNER

Temmuz 23rd, 2008 at 3:20 am

Posted in HSA

Tagged with , , ,

Artık Bilge Adam Öğrencisiyim! :)

2 comments

İstanbul’dan ankaraya döneceğim gün Bilge Adam Fatih şubesine uğradık. Yazılım Uzmanlığı eğitimine düşüne düşüne karar verdik ve kaydımızı yaptırdık

Ağustos’un 2. haftasından başlayarak uzun bir eğitimle devam edeceğim

Hadi hayırlısı bakalım…

Written by Halid ALTUNER

Mayıs 16th, 2008 at 7:44 am

Posted in Diğer

Tagged with , , , ,