Yazar: halidsaidaltuner in: ● 15 Eylül 2008

Uzun bir aradan sonra tekrar günlüğüme birşeyler yazmaya çalışıyorum… Bir önceki yazımda artık daha fazla yazı yazacağımı ve günlüğümle ilgileneceğimi yazmıştım. Şu aralar tam tersi oluyor. Hayatımdaki değişikliklerden ve onları toparlamaktan bir türlü vakit bulamadığım için buraya girip birşeyler karalayamıyorum. Çoğu kez girip birkaç satır yazıp, sonra beğenmeyip geri sildim.
Şu aralar Üniversite ve İş yaşamımla alakalı kararsızlıkta kaldığım için, zamanımın büyük çoğunluğu araştırma ve karar vermekle geçiyor.
Şu üstteki satırı yaklaşık olarak 10 gün önce yazmıştım. Ne kadar uzun süredir karar veremediğimi görün diye öyle bıraktım
Neyse gelelim hayatımızda, çevremizde ve internet alemindeki değişikliklere…
Uzun süredir ikilemde kaldığım için ve okul - iş telaşesini birarada kaldırmayacağımı düşünmem ve aynı zamanda sağlık problemlerimden ötürü Parkyerinden ayrılmak zorunda kaldım. Hayırlısı buymuş deyip bu zor kararı vermek zorunda kaldım
Parkyeri kısa süreli de olsa bana çok şey kattı. Yeni insanlar tanıyıp, yeni şeyler öğrendim. Bu yenilik mevzusu elbetteki kaçınılmaz, ancak yeniliğin farkına varıp ne kadar geride olduğunuzu bilmek çok daha haz veriyor insana. Umarım bir daha aynı ortamda çalışabilirim. Yardımlarından ve desteklerinden dolayı Parkyerindeki arkadaşlarıma teşekkür ederim.
Diğer taraftan; ÖSYS tercihlerimden 2. sıradaki “Fatih Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama” bölümüne kayıt yaptırdım. [ Fatih Üniversitesi ] İnşaallah hayırlısı olur. Temennimiz okul derecesi yapmak…
Babam ile üniversite kaydımı yaptırdıktan sonra dönüşte; Beylikdüzü Media Markt‘a uğradık. Uzun zamandır DSLR Fotoğraf makinesi almak istiyordum. Kararımı Nikon D80′den yana yapmıştım, ancak bu kararımı değiştiren ne oldu bilemiyorum. Oradan bir Canon EOS 450D ile çıktım
Şu aralar çektiğim fotoğrafları Flickr‘a atıyorum. Canon’a ait sanırım şu an piyasadaki fiyatıyla karşılaştırıldığında en avantajlı makinalardan birisi…
Son zamanlardaki gelişmelerden birisi ise; artık hiçbir şekilde mevcut Joomla! Destek siteleri ile çalışmamak. Kısa bir süre önce CmsTürk ekibinden ayrıldım. Sonrasında ise “Gönüllülük Esası”nı benimseyerek gittiğim ikinci Joomla! Destek sitesinden de ayrılmak zorunda kaldım. Görünen şu ki; artık kendi ekibimi kurma zamanı geldi
Şimdilik çalışmalarım devam ediyor. Farklı bir proje ile benzersiz bir zemin hazırlama çabalarım var. Gelişmeleri buradan yazacağım …
Hayatımdaki değişikliklerin seyri devam ederken; diğer yandan internet alemindeki küçük büyük değişikliklerdende bahsedeyim diyorum.
- Kısa bir süre önce WHMDestek sitesinden tanıdığım JTEmre rumuzlu arkadaşımız, tamamen resmi ve Marka Tescili yapılmış bir web zemini hazırladı. Türkiyedeki Webmaster arkadaşlarımızın soru ve sorunlarına farklı bir yönetim anlayışı ile geldiklerini belirttiler. Şimdilik bende ekipteyim
Şu aralar pek uğrayamadığım için ne durumda bilemiyorum ancak büyüyen bir ekip var. İlgili siteye erişmek için buradan devam edebilirsiniz.
- Kendisini uzun süredir tanıdığım Tolgahan ALBAYRAK; The Lightbox Clones Matrix projesinde listelenen bir JavaScript Kütüphanesi yazmış. İsmini kendi adı ve soyadından üreterek, TALCIBox - Tolgahan Albayrak’s Cine-Box adını koymuş. Kendisini tebrik ediyorum. Sanırım artık Tolgahan ALBAYRAK gibi üretken insanları görmeye başladık yavaş yavaş…
- Uzun zamandır beklenen Google News Türkiye açılmış. Türkiyedeki internet haber gündemini belirleyen önemli isimler yer alıyor. Aslen Google News; reklam ve flash objelerin arasında binbir güçlükle haber okumaktan bizi kurtarmış durumda. Umarım ilgili haber siteleri içinde istikrarlı bir durum olur
- Tartulus tekrar yayına gir(miş)di.
- JavaScript dünyasının yenilerinden jQuery‘nin sitesi değişmiş.
Tekrar görüşmek temennisiyle…
Yazar: halidsaidaltuner in: ● 26 Temmuz 2008
Aniden verdiğim yada verilmeye zorlandığım bir kararla Kırşehire geçiyorum. Şu an İstanbul Esenler otogarında kucağımda bilgisayarla yetiştirmek zorunda olduğum işleri yaparken, aynı zamanda otobüsü bekliyorum.
Son anda aldığım bir karar olduğu için bilet bulamadım ilk başta. Ancak Kayseri otobüslerinin kırşehirden geçtiğini düşününce, ne kadar kayseri otobüs firması varsa aramaya başladım. Sadece bir tanesinde yer olduğunu öğrenince gecenin ikisinde bile yolculuk yapmayı göze alarak bileti ayırttım.
Ailem ve tüm yakınlarım şu vakitlerde Kırşehirdeler. Aynı zamanda hastaneden henüz çıkan büyükbabamı görmek için gidiyorum. Kısa bir aradan sonra ailemi ve yakınlarımı görmek istanbuldaki işlerim için büyük moral olacak inşaallah.
Şirketteki eğitimlerimi tamamlayarak yavaştan yavaştan UG(Uygulam Geliştirme) ekibinde görev almaya başladım. Bu vakte kadarki çalışma hayatımdaki en eğlenceli günlerimi geçiyorum desem yalan olmaz hani. Harika projeler ve çalışmalarla, Parkyeri; özgür yazılımcının kendini iyi hissedebileceği nadir yerlerden birisi. Tekrar tekrar bahsettiğim gibi Parkyerinde çalışmak kadar eğlenceli bir durum yok. Her geçen gün kendinizi eğitebiliyor ve yeni şeyleri mutlaka öğreniyorsunuz.
Örnek vermek gerekirse bugün, herhangi bir network manager kullanmadan terminal üzerinde 1-2 kod ile wifi ve kablolu bağlantılarla bağlantı kurabilmeyi öğrendim. Hatta bu 1-2 kodu küçük bir bash script haline getirerek init.d altına taşıdım. Böylece bilgisayar her açıldığında aynı kodları tekrar girmeme gerek kalmadan bağlantıları kendi yapabiliyor.
Diğer taraftan, şirketimizin Facebook Aplikasyon mimarı Yiğit ile birkaç bash script denemesi daha yaptık. Kendisi şu an Facebook Aplikasyon geliştiriyor
Sanırım şirket için özel bir uygulama olduğundan burada böyle uluorta söyleyemiyorum.
Bunların haricinde iki gündür /etc/mtab dosya hatasıyla kafayı yemiş durumdaydım. Şirkette birkaç kişiyle epey uğraştık ama çözememiştik. Sorun şuki; mtab dosyası sayesinde mount işlemi yapamıyordum. mtab dosyasının olmadığını söylüyor ancak oluşturmak istediğimde ise garip hatalar veriyordu. Bugün Ubuntuyu CD ile başlatarak ilk önce bilgisayarın diskini mount ederek, sonrasında mtab dosyasını silerek bu sorunu çözdüm. Bilgisayarı açtığımda mtab dosyası kendiliğinden oluşmuştu
İlginçtir ubuntu forumlarında dahi bu sorunu kimse çözememiş. Tüm sorular yanıtsız kalmış. Kimsenin mi aklına gelmemiş yoksa farklı bir sebep mi var bilemiyorum açıkçası…
Ve son anda farkettiğim bir durum varki; Günlük tutmak harikulade bir olay… Tavsiye ederim
Yazar: halidsaidaltuner in: ● 23 Temmuz 2008
Yazmayalı uzun süre oldu… En son yazımı 20 Haziranda şuraya yazmışım. Aradan epey zaman geçmiş. Geçen sadece zaman olmadı en doğal haliyle…
Tam tamına bir ayı aşkın süredir o kadar çok şey anlatmam gerekiyorduki aslen, ancak vakit bulamadığımdan mıdır yada üşendiğimden midir bilemiyorum buraya bir türlü birşeyler karalayamadım.
ÖSS sonrasında İstanbul maceramız başladı… 19 Haziran akşamı annem ve kardeşimle 00:00 otobüsüyle İstanbul’a doğru hareket ettik. Annemi ve kardeşimi vaktimin yettiği kadarıyla gezdirdim. ÖSS ve öncesindeki sıkıntılarımı biraz olsun atacağımı düşünürken aksinedaha fazla sıkıntı çektiğimi söyleyebilirim. Birkaç günlük tatil ( tartışılabilir
) ve dinlenme faslından sonra 23 Haziranda başlayacağım Parkyeri A.Ş. için geriye kalan birkaç belgeyi tamamladım. Sadece bir adet “Nüfus Kayıt Örneği” için Fatih Kaymakamlığı ve (Fatih) Kocadede Mahallesi muhtarlığı arasında 5-6 defa gidip geldim sanırım. Buna bağlı olarak banka hesapları ve diğer işlemler için 1 günümü harcadım diyebilirim kaba haliyle…
Bu hengameden sonra çalışma maratonuna başladım 23 Haziran Sabahı… Parkyeri hakkında anlatılabilecek çok şey var. Hangi birini anlatayım diye düşünürken arkadaşlardan biri; “Yaşadıkça ve kaldıkça anlatırsın, şimdilik acele etme.” şeklinde konuştu. Dediklerinde sonuna kadar haklıydı. Çünkü Parkyeri gün geçtikçe mutlaka birşeyleri kazandığınız ve paylaştığınız bir şirket. Çalışanların kendilerini gerçekten mutlu hissettiği ve rahatlıkla çalışma saatlerini ayarlayabildikleri, başlarında gezen bir patronun olmayışıyla birlikte gevşekliğin aksine sıkı çalışma temposuna uyum sağlamış bir şirket. Zamanla Parkyeri’nden edindiğim izlenimleri yazacağım. Yakında sanırım Parkyeri Gezegen’i de açıyoruz. Şirketteki Uygulama Geliştirme ekibindeki arkadaşların günlük girdilerini girebilecekleri bir Gezegen olacak sanırım. Şimdilik bekleyişteyiz…
Bunların haricinde hayatıma ve hedeflerime ait geniş çaplı değişmeler ve gelişmeler oldu. En önemlisi gereksiz insanları artık düşünmüyorum. Sadece değer verilmesi gereken insanlara değer veriyorum. Şimdiye kadar bana dost yada yakın görünen insanlarıda artık az çok tanıyor gibiyim. Ancak bu zamanla tekrar değişebilecek bir durum. Hİçbirşey için acele etmeye değmez tabiiki. Şu an gördüklerimden ve yaşadıklarımdan dolayı hissi davranıyorda olabilirim. Buna ileriki zamanlarda karar vereceğim sanırım…
Herşeyden önce artık hesap vermem gereken insan sayısı ailem ve birkaç arkadaşımla sınırlı. Kısa süre sonra Parkyeri A.Ş.’de devam edip etmeyeceğim konusunda ( deneme süresinden dolayı ) bir karar verilecek. Bu kararı merakla bekliyorum. İnşaallah hakettiğim değeri alabilirim ve koruyabilirim her zaman. Etrafımdaki arkadaşlarım artık sıkılmış olmalıki ağzımdan “Parkyeri” sözcüğü çıktığında “Haliiiiiid tamam sus, biliyoruz!” şeklinde susturuyorlar bir çırpıda
… Anlattıklarımda haksız olmadığımı biliyorlar çok şükür…
Bundan sonra daha sık günlükle ilgileneeğim. Zira evde ve işyerinde her zaman online konumdayım :). Bu arada unutmadan şunuda eklemiş olayım; Bundan sonra tamamen Linux tabanlı çalışıyorum. Kendi dizüstü bilgisayarımı alana kadar Parkyeri’nden geçici olarak edindiğim DELL Latitude D505′e Ubuntu kurdum. Ubuntu üzerine ne kadar geliştirme aracı varsa kurdum
Onlarla günü geçiriyorum. “Object Oriented” programlama için C++ öğrenmem gerekiyor diğer taraftan. Bu yüzden ufak ufak “C” ile giriyorum. Sonrasında C++ ile devam edeceğim. Uzun zamandır programlama üzerine çalışmadığım için az çok bildiğim diller üzerindeki hakimiyetimi kaybetmiş durumdayım. Bu yüzden genel tekrar olarak PHP, Bash çalışıyorum. Diğer taraftan, öncedende varolan merakımı şimdi dahada arttırarak Python öğrenmeye yönelttim. Bunlara birde CSS, XHTML ve JavaScript eklenince günlük vaktimden geriye hiçbirşey kalmıyor
İnanır mısınız otobüste bile kucağımda bilgisayar, üstünde kitaplar, notlar ile çalışıyorum. Aynı anda birkaç dili öğrenmek elbette doğru değil. Ancak zamanımın kısıtlı olmasından dolayı yapabileceklerim bunlarla kısıtlı
ÖSS sonuçlarından hiç bahsetmedim sanırım :). Sonuçlar beklediğimden çok aşağıda geldi. Tercihlerime henüz karar vermedim. Ancak yine en kötü ihtimal Anadolu Üniversitesi ile devam ederim sanırım. Hayırlısını bekliyoruz şüphesiz…
Şimdilik gelişmeler bunlarla sınırlı…
Velhasıl; İstanbuldan Selamlar…