haLiD

ÖSS ve Sonrasında…

Makale yazari : halidsaidaltuner in: ● 17 Haziran 2008

15 Hazirandan başlamalıyım sanırım gelişmelere.

Sabah 07:00 uyandım hafif uykulu ve uyku sersemliğinin üstümde bulunduğu bir haletle… Kahvaltı hazırlık vs. derken yola koyulmak için hazırlandım. Babam ve kardeşimde yanımdalardı. Ancak evden çıkarken ÖSYM‘nin sınav için istediği Nüfus Cüzdanım kayıptı. Kısa bir aramadan sonra kimliği bulamamanın verdiği telaşla ÖSYM‘yi aradım. Telefonu kimsenin açacağından ümitli değildim. Ancak sabahın o saatinde açtıkları için çok şanslıydım. Kimliğimin kayıp olduğunu ve sınava Açıköğretim Fakültesi Öğrenci kimliğimle girip giremeyeceğimi sordum. Onayı aldıktan sonra doğru sınav yerinin yolunu tuttum.

Sınavda pek çok talihsizlikle karşılaştım desem yeridir. Aslında buna talihsizlik dememek lazımmış. Sınavın beynimde oluşturduğu yükten şükürler olsun kurtuldum. Eve gelir gelmez tabiiki bilgisayarın başına oturdum :) Rakiplerim eminim o saatlerde ÖSS sorularını kontrol ediyor ve netlerini hesaplıyorlardı. Ama benim umrumda bile olmadı. Moral bozmaya gerek yok. Olursa olur, olmazsada nasip der geçerim…

Ardından akşama kadar olan bilgisayarımla geçirdiğim güzel anlar yerini Türkiye - Çek Cumhuriyeti maçına bıraktı. İlk golü yediğimizde tekrar bilgisayar başına geçtim. Çok umutsuzduk. Ama herşey tersine döndü tabiiki. O an aklıma şu reklamlarda geçen küçük slogan geldi.

Bunun İçin Doğdunuz!

Maçın ardından tekrar bilgisayar başına geçtim. Bilgisayar başında bu kadar vakit geçirmeyeli epey vakit olmuş. Kısa bir tekrar yaptım neleri unutmuşum edasıyla. Çok şeyi unutmuşum bu doğru ama kavuşma sonrasında çok mutlu oldum ve bilgilerimi tazelemeye başladım.

İşe Ubuntuya geçerek sürekli olarak çökme raporlarıyla beni hüsrana uğratan PDT ile uğraşarak başladım. Sonrasında pes ederek Linux distrolar üzerinde sorunsuzca çalıştırabileceğim PDT hayalimi İstanbulda alacağım Monster Notebook’a sakladım. Bir o kadar sevmediğim ve bir o kadarda acil zamanlarımda Linux üzerinde yapamadığım işlemlerde Hızır gibi yetişen Windows’a geçtim. Zaten evdeki bilgisayarımda Windows kurulu olduğu için ( babam ve kardeşim kullanıyor.) PDT ve Eclipse için Windows’a geçmekten başka çarem kalmadı.

Azıcık bilgilerimi tazeleyeyim derken epey kod bilgisini unuttuğumu ve uzun bir süre sanırım kod alıştırması yapmam gerektiğini düşünerek geçirdim. Biraz moralim bozuldu bu duruma ama sanırım kısa zamanda toparlarım. Diğer yandan Trixbox için araştırmalar yaptım. VoIP ve Telefon santral sistemleri için bulunmaz hint kumaşı niyetine kullanılan bu Linux sürümü gerçekten ilgiye değer :)

Bu arada Parkyeri A.Ş. ‘de çalışabilmem için gerekli belgeleri tamamladım. En zorlusu Adli Sicil Kaydı, Sağlık Raporu ve Askerlik Tecil Belgesi. Herbiri için Ankaranın dörtbir ucuna gitmek gerekiyor. Çok fazla formalite ve sıra var. Beklemek ve işlerinizi yaptırmak gerçekten zor. Devlet kurumları bu handikaptan ne zaman kurtulacak açıkçası merak ediyorum. Neyseki bunlarla uğraşırken Parkyeri A.Ş. hakkındaki araştırmalarım ve alıştırmalarım devam ediyor. Istanbula annem ve kardeşimle 19 Haziran Perşembe gecesi 00:00 otobüsüyle gidiyoruz. Parkyeri A.Ş.’deki gidişata göre sanırım Ankaraya uzun bir süre bu tarihten itibaren dönüş yapamayacağım. Bu tarihe kadar görüşemediğim veya yoğunluktan dolayı fırsatı olmayan arkadaşlarımdan ve çevremden özür diliyorum.

Bundan sonra her alanda daha aktif bir Halid olmayı hedefliyorum :) Önümde kendimi geliştirmem için 5 senelik bir süre var. Bu süre sonrasında Yasin Vapur ve Mustafa Alkan ile çok özel ve gizli projelerimiz ve planlarımız olacak. (H) :)

23 Haziran 2008 benim için yeni bir başlangıç olacak sanırım. Yada 20 Haziran 2008 sabahı mı demeliyim? :)

Yorumsuz bu yazıda ÖSS ve Sonrasında…

Yorum Bölümü