Makale yazari : halidsaidaltuner in: ● 23 Temmuz 2008
Yazmayalı uzun süre oldu… En son yazımı 20 Haziranda şuraya yazmışım. Aradan epey zaman geçmiş. Geçen sadece zaman olmadı en doğal haliyle…
Tam tamına bir ayı aşkın süredir o kadar çok şey anlatmam gerekiyorduki aslen, ancak vakit bulamadığımdan mıdır yada üşendiğimden midir bilemiyorum buraya bir türlü birşeyler karalayamadım.
ÖSS sonrasında İstanbul maceramız başladı… 19 Haziran akşamı annem ve kardeşimle 00:00 otobüsüyle İstanbul’a doğru hareket ettik. Annemi ve kardeşimi vaktimin yettiği kadarıyla gezdirdim. ÖSS ve öncesindeki sıkıntılarımı biraz olsun atacağımı düşünürken aksinedaha fazla sıkıntı çektiğimi söyleyebilirim. Birkaç günlük tatil ( tartışılabilir
) ve dinlenme faslından sonra 23 Haziranda başlayacağım Parkyeri A.Ş. için geriye kalan birkaç belgeyi tamamladım. Sadece bir adet “Nüfus Kayıt Örneği” için Fatih Kaymakamlığı ve (Fatih) Kocadede Mahallesi muhtarlığı arasında 5-6 defa gidip geldim sanırım. Buna bağlı olarak banka hesapları ve diğer işlemler için 1 günümü harcadım diyebilirim kaba haliyle…
Bu hengameden sonra çalışma maratonuna başladım 23 Haziran Sabahı… Parkyeri hakkında anlatılabilecek çok şey var. Hangi birini anlatayım diye düşünürken arkadaşlardan biri; “Yaşadıkça ve kaldıkça anlatırsın, şimdilik acele etme.” şeklinde konuştu. Dediklerinde sonuna kadar haklıydı. Çünkü Parkyeri gün geçtikçe mutlaka birşeyleri kazandığınız ve paylaştığınız bir şirket. Çalışanların kendilerini gerçekten mutlu hissettiği ve rahatlıkla çalışma saatlerini ayarlayabildikleri, başlarında gezen bir patronun olmayışıyla birlikte gevşekliğin aksine sıkı çalışma temposuna uyum sağlamış bir şirket. Zamanla Parkyeri’nden edindiğim izlenimleri yazacağım. Yakında sanırım Parkyeri Gezegen’i de açıyoruz. Şirketteki Uygulama Geliştirme ekibindeki arkadaşların günlük girdilerini girebilecekleri bir Gezegen olacak sanırım. Şimdilik bekleyişteyiz…
Bunların haricinde hayatıma ve hedeflerime ait geniş çaplı değişmeler ve gelişmeler oldu. En önemlisi gereksiz insanları artık düşünmüyorum. Sadece değer verilmesi gereken insanlara değer veriyorum. Şimdiye kadar bana dost yada yakın görünen insanlarıda artık az çok tanıyor gibiyim. Ancak bu zamanla tekrar değişebilecek bir durum. Hİçbirşey için acele etmeye değmez tabiiki. Şu an gördüklerimden ve yaşadıklarımdan dolayı hissi davranıyorda olabilirim. Buna ileriki zamanlarda karar vereceğim sanırım…
Herşeyden önce artık hesap vermem gereken insan sayısı ailem ve birkaç arkadaşımla sınırlı. Kısa süre sonra Parkyeri A.Ş.’de devam edip etmeyeceğim konusunda ( deneme süresinden dolayı ) bir karar verilecek. Bu kararı merakla bekliyorum. İnşaallah hakettiğim değeri alabilirim ve koruyabilirim her zaman. Etrafımdaki arkadaşlarım artık sıkılmış olmalıki ağzımdan “Parkyeri” sözcüğü çıktığında “Haliiiiiid tamam sus, biliyoruz!” şeklinde susturuyorlar bir çırpıda
… Anlattıklarımda haksız olmadığımı biliyorlar çok şükür…
Bundan sonra daha sık günlükle ilgileneeğim. Zira evde ve işyerinde her zaman online konumdayım :). Bu arada unutmadan şunuda eklemiş olayım; Bundan sonra tamamen Linux tabanlı çalışıyorum. Kendi dizüstü bilgisayarımı alana kadar Parkyeri’nden geçici olarak edindiğim DELL Latitude D505′e Ubuntu kurdum. Ubuntu üzerine ne kadar geliştirme aracı varsa kurdum
Onlarla günü geçiriyorum. “Object Oriented” programlama için C++ öğrenmem gerekiyor diğer taraftan. Bu yüzden ufak ufak “C” ile giriyorum. Sonrasında C++ ile devam edeceğim. Uzun zamandır programlama üzerine çalışmadığım için az çok bildiğim diller üzerindeki hakimiyetimi kaybetmiş durumdayım. Bu yüzden genel tekrar olarak PHP, Bash çalışıyorum. Diğer taraftan, öncedende varolan merakımı şimdi dahada arttırarak Python öğrenmeye yönelttim. Bunlara birde CSS, XHTML ve JavaScript eklenince günlük vaktimden geriye hiçbirşey kalmıyor
İnanır mısınız otobüste bile kucağımda bilgisayar, üstünde kitaplar, notlar ile çalışıyorum. Aynı anda birkaç dili öğrenmek elbette doğru değil. Ancak zamanımın kısıtlı olmasından dolayı yapabileceklerim bunlarla kısıtlı
ÖSS sonuçlarından hiç bahsetmedim sanırım :). Sonuçlar beklediğimden çok aşağıda geldi. Tercihlerime henüz karar vermedim. Ancak yine en kötü ihtimal Anadolu Üniversitesi ile devam ederim sanırım. Hayırlısını bekliyoruz şüphesiz…
Şimdilik gelişmeler bunlarla sınırlı…
Velhasıl; İstanbuldan Selamlar…