Makale yazari : halidsaidaltuner in: ● 13 Ocak 2008

"Ben ilk kez aşka kapıldığım anda, bu aşkın ne kadar kör olduğunu anlamadan, seni aramaya başladım. Ama aşıklar en sonunda birbirlerine kavuşamaz, çünkü onlar daima bir diğerinin içindedir." - Mevlana
"Seni öyle hevesle bekliyorumki; ölüm ve acılar gelip geçer benim için…"
Bugün hayatımda öyle bir değişiklik olduki bir insanı beklemenin ne demek olduğunu, beklemenin ne kadar ızdırap verdiğini ve ne kadar insanı acılar denizinde boğduğunu anladım…
Anlamakla hiçbirşey değişmedi ve değişmeyecekte. "O" gelse de gelmese de öyle tarifsiz mutluluklar ve acılar içinde olacağımki bunu ancak yaşayan bilir hesabına anlatmanın dahi ne kadar anlamsız olduğunu biliyorum.
"Aşık olmak ve beklemek…"
Bu iki eylem beni yıllarca heveslendirecek ve sana bir adım daha yaklaştıracak… Sen bilmesende ben hep yanında olacağım. Çünkü artık kendimden geçmişim ben …
Söyleyecek sözlerim dahi kalmadı… Kimselere anlatamıyorum meramımı. Kimse anlamaz, dinlemez diye düşünüyorum ki öyle oluyor… Herkes kendi dünyasında, imtihanında…
Beni birtek Rabbim anlar… Artık ondan başka medet bekleyecek kimsem kalmadı… Herşeyimi o biliyor, o görüyor, o duyuyor…
Bu satırları yazdığım an içimde değişen "Bekleyiş ve Sevmek…" fiillerini öyle bir genişletiyorumki artık ebedi bir acı dahi olsa; "Hep Beklendin ve Bekleneceksin…"
"HEP BEKLENDİN ve BEKLENECEKSİN…"